Hiç Bir Şey Eskisi Gibi Olmayacak! (Aziz,15.bölüm)

YAZAR : Şeyma BULUT 

Geçtiğimiz hafta Aziz’e vurucu bir sahneyle veda etmiştik. Aziz, çocukları kaybetmesinin ardından Pierre’e büyük bir tuzak kurdu ve ne yazık ki tüm ailesinin hatta belki tüm Hatay halkının hayatını geri dönülmez şekilde değiştirdi. Pierre eğer hayatta kalırsa savaş ilan edecektir ha kalamazsa da farketmez. Fransızlar bir şekilde Aziz’in ayağına dolanacaktır. Öyle ya da böyle, artık hiç bir şey eskisi gibi olmayacak…

Aziz Payidar’ın hayatı uzun süre önce olduğundan farklı bir hal almıştı daha neyin değişimi bu dediğinizi duyar gibiyim ama bu öyle basit bir değişim değil, çok daha köklü ve yıkıcı olacak. Aziz’in hayatı genç bir kızın çığlığıyla değişmişti. Efnan’ı Pierre’in oğlunun elinden alırken hayatı resmen ayaklarının altından çekildi ve şimdi çok daha kötü bir duruma soktu kendini : Aziz, Pierre’in canına kast etti. Ben ölüm olduğunu hiç sanmıyorum ve benim tanıdığım Pierre bunun karşılığını çok ağır verecektir. Burayla ilgili teorimi yazının sonuna saklıyorum. Şimdi sonrasını düşünecek olursak, Pierre ortalığı ateşe verecek, geri adım da atmayacağına adım kadar eminim.Peki Aziz bu durumdan nasıl kurtulacak? Bana soracak olursanız Aziz’i girdiği bu delikten çıkaracak tek bir insan var, o da Kenan. Bu karakterle ilgili hala tam emin olmasam da Kenan isteseydi Aziz’in kellesini çoktan aldırırdı ama yapmadı. Aksine kendini riske atarak kardeşini korudu diye düşünüyorum. Şimdi bunun üzerinde biraz düşünecek olursak, Edip Payidar’ın oğluna yazdığı mektupta geçen ifade şu : Kardeşine sahip çık. Yani Kenan aslında babasının onu sevdiğini, değer verdiğini bir şekilde öğrendi ve eski hislerinde değil diye düşünüyorum. Bakar mısınız? Aksi olsa kendi çıkarı için Mustafa’yı tek kalemde harcayan Kenan, Aziz’e mi acırdı? Bu iki kardeş arasında şimdilik kelebekler uçmasa da bence ittifak kurma ihtimalleri hala var.

Kenan Aziz’i Pierre’den koruyabilir belki ama adamın hedefinde Aziz zaten yok. Onun tek bir derdi var : Efnan! Pierre karısıyla olan hırsını Edip’ten alamayınca Aziz’den almaya karar verdi. Açıkçası  önce bunu Dilruba ile başardığını düşünürken, Efnan sadece oğlunun kurbanı olan genç bir kızdı. Hatırlayın, kendi kendine konuşurken bu durumdan utanç duyuyordu. Bu sebeple de Efnan’ın üstüne gitmedi. Halbuki Mösyö o bilekliği bulduğu günden beri biliyordu oğlunun ölümüne giden yolu, kimin yüzünden öldüğüne kadar biliyordu. Aziz, Efnan’ı sevene kadar güvendeydi ama sonrasında olanlar, oldu. Pierre Efnan’a yaklaşırken Efnan Aziz’i tercih etti yani yine egosu zedelendi. Pierre gibi egolu bir adam, yeniden bir Payidar’a yenildi. Şimdi bana saçmalamayın, Pierre Aziz yüzünden kıza yaklaştı deseniz de ben katılmıyorum. Planda Efnan’ın eşyalarını saklamak, resimlerini çizmek yoktur, bence. Pierre Aziz belki görür diye odasında saklamış olamaz değil mi ama? Kaldı ki Efnan da anladı bu durumu ve oradan çıktığında gözünde sadece korku vardı.

Efnan, panikle Pierre’in yanından ayrılırken, korkusu kendisi için değildi. O, Aziz zarar görecek diye korkuyordu ki Aziz çocukları almaya gittiğinde de aynı korkulara sahipti. Efnan için Aziz hayat gibi, su gibi önemli ve ona bir şey olacak diye ödü kopuyor. Pierre’in gerçekleri her şeyiyle bildiğini zannetmesiyle Efnan iyiden iyiye panik atak krizi geçirmeye başladı. Aziz’in kendisi yüzünden öncesinde yaşadığı zorlukları da düşünecek olursak, ben Efnan’ın alacağı kararlardan korkuyorum.

Efnan karakteri itibariyle kimseye benzemiyor. O, zorluklar karşısında yılmayan, bıkmadan savaşan özel bir kadın. Zamanında babasına nasıl baş kaldırdıysa, şimdi de Pierre’e de öyle kaldırıyor. Yapısında korkmak, sinmek yok. Çocuklar için Pierre’in karşısına dikilen de Efnan, en ufacık sorunda yıkılmadan Aziz’in arkasında duran da ondan başkası değildi ama işte Efnan’ın kırılma noktaları var, o yüzden ben biraz korkmaya başladım. Efnan bana çok fazla gitme sinyali vermeye başladı, özellikle de Pierre ile olan konuşmasından sonra iyiden iyiye böyle düşünüyorum.

Efnan asla kendi canı için korkacak biri değil ama Aziz’in canı için korkar. Bunu çok basit örneklerle anlatacağım: Dilruba’yı düşünür müsünüz? Adem battı, neredeyse canından oluyordu ama bu Dilruba için bir şey ifade etmedi. Onun karakterindeki bencil tarafı ben asla sevmedim. Kocası batmış ama tonla masraf yapıyor, yetmiyor herkese hediyeler alıyor. Halbuki Adem’i düşünmesi gerekirdi ama o yine düşünmedi. Sadece bu da değil, gerdanlık meselesinde onu öylece ortada bırakmasını tek bir sebebi var : Efnan’ın görmesi! Efnan, kendisini ve Aziz’i gören Dilruba’yı düşünürken, Dilruba gayet rahat bir şekilde Efnan’ı kıracak bir durumu afişe edebiliyor. Dilruba’yı anlasam da bu huyları beni çok ifrit ediyor valla ne yalan söyleyeyim.

Hep diyorum ya Efnan çok başka seviyor diye, buradan da görebiliriz. Dilruba, evin hanımı olmaya çalışırken, çiftliğin esas hanımı nişanlısını girdiği bataktan kurtarmaya çalışıyordu. Efnan bir keresinde “Biz seninle benzemiyoruz!” demişti ve ben bu hafta bunu çok daha iyi anladım. Dilruba ve Efnan asla aynı değiller sadece aynı adamı seviyorlar. Belki bir de Aziz için fedakarlık hususunda benziyor diyeceğim ama Efnan hayatta Aziz’in ihanete uğradığını düşünmesine izin vermez belki kendini yok eder ama yine de izin vermez diye düşünüyorum.

Aziz ve Efnan’ın en büyük handikapı bu zaten. İkisi de birbirlerini her şeyden çok seviyorlar bu sebeple de hep koruma içgüdüsüyle hareket ettiler. Efnan bu şekildeyse, Aziz’i düşünün bir de… Aziz Payidar uzun zaman sonra korkudan titredi. Bakın bu adam ne çölde tek başına kaldığında ne de Fransız askerleri burnunun dibine girdiğinde korkmadı ama Pierre’in odasında Efnan’ın resmini görünce korkudan titredi. “En kıymetlimi istiyor!” derken, Pierre’in pis oynayacağını anladı. Efnan’ı nasıl koruyacak bilmiyorum ama Aziz’in başı bir beladan kurtulmadan diğerine bulaşıyor. Pierre oğlunun katiline ulaşırsa ortalığı kan revan edecek, burada belki Efnan belki Mustafa’nın emanetleri zarar görne ihtimali varken, Aziz korkarım yeni bir düşman daha kazandı : Adem!

Dilruba, Aziz’in aşkına şahit olunca daha da fazla durmadı ve Adem’le olan evliliğini gerçeğe çevirdi. Ben artık Adem ve Dilruba mutlu olur derken pek de öyle olmadı. Adem, Dilruba’nın evlenmeden önce Aziz’le olduğunu anladı. Adem zaten içten içe Aziz’e olan takıntısı devam ederken bir de bunun çıkması hiç iyi olmadı. Adem duygusal anlamda çok tehlikeli bir kişiliğe sahip ve Aziz’le ilgili çok fazla sırra vakıf oldu. Umarım bu kıskançlık krizi herkese çok ağır bedeller ödetmez.

Bedel ödemek demişken, Aziz’in Adem’e gerek olmayacak şekilde hayatını tehlikeye attığı o ana dönelim. Pierre’e saldırısı herkesin hayatını kökten değiştirecek. Özellikle de Efnan ve kendinin hayatını hiç beklemediği şekilde değişecek ama benim anlamadığım şu :Öldürme kastı yoksa Aziz neden Pierre’i böyle kışkırttı. Çocukları bu şekilde asla alamayacağını biliyor ama bana sorarsanız bu adamı hataya zorluyor. Farkına mısınız, Aziz hep Pierre’in üstüne egosundan oynuyor. Bence bu saldırı bilinçli oldu, Pierre’in hata yapmasını istiyor. Sebebini bilmiyorum ama Aziz aptal biri değil, ortalığı karıştırmak istemesinin bir sebebi olmalı bence… Bekleyip göreceğiz.

Pierre’e saldırı düzenlenmesi en çok Aziz ve Efnan’ın hayatını değiştirecek bence. Aziz en kıymetlisini bir fırtınanın ortasına atmaz, Efnan hayatını aradığı aşkının kendisi yüzünden zarar görmesine izin vermez. Bakalım ilk kendini feda eden kim olacak?

Bu haftalık da benden bu kadar, haftaya görüşmek üzere.
Tüm ekibin yüreğine sağlık, sevgiyle kalın ve mucizelere inanmaktan asla vazgeçmeyin.